MEZARLARINIZA TÜKÜRECEĞİM KİTAP YORUMU:
ARKA KAPAK:
Otuz dokuz yıllık renkli ve verimli yaşamı boyunca romanlar,şiirler, şarkı sözleri yazan,trompetten ve cazdan vazgeçmeyen, oyunculuk, şarkıcılık, mucitlikten de geri kalmayan ve doğal bir oyunbozan olan Boris Vian’ın meslek hayatında Fransız Standartları Enstitüsü’nü seçmiş olması belki de sanat dünyasının en parlak ironilerinden biridir. Dönemin diğer bazı isimleri gibi doğaçlama yaşayıp eser veren Vian bugün asıl olarak yazar kimliğiyle ve antimilitarist bakış açısıyla tanınıyor.
Vernon Sullivan müstearıyla kaleme alınan ve bir “beyaz zenci”nin intikam öyküsünü anlatan Mezarlarınıza Tüküreceğim, hakkında net bir yoruma varılması zor, açık uçlu yapıtlardan biri. Şiddet ve erotizm duvarını aşarak bir rehabilitasyon, bir katharsis yaşamak mümkün mü? “Her şey”i görüp tanık olduğu için bir omuz silkme refleksi geliştirmiş olan günümüz insanı bu soruya ne yanıt verirse versin, kitaptan uyarlanan filmin galasında hayal kırıklığına kapılarak kalp krizinden ölen Vian’ın yapıtına sahip çıktığı ortada.YAZAR: BORIS VIAN
ÇEVİREN: BİRSEL UZMA
YAYINEVİ: İTHAKİ YAYINLARI
SAYFA: 133
YORUM: Herkese esenlikler... Bugün yine uzun zamandır kalemiyle tanışmak istediğim bir yazar ve onun tartışmalı eseriyle geldim. Uzun yıllar önce aynı isimli bir film izlemiştim oldukça sert bir filmdi sonra bu kitaba uzun süre mesafeli yaklaştım, yazara da öyle. Ama daha sonra yaşım ilerledikçe, yazdıkça, okudukça aslında kaleminin bana hitap ettiğini düşündüm. Tanışmak bugüneymiş.
Evet bu kitap oldukça tartışmalı bir eser. Yazarda eseri ilk önce takma adla yazıyor daha sonra yasaklanan kitap çok tepki almış. Günümüz okurları da tepkili... Birkaç yorum okudum ve çok daha uçuk, çok daha sert bir edebiyat beklerken aslında öyle bir şeyle karşılaşmadım. Elbet can sıkan yerler var ama buraları yazarın neden o şekilde yazdığını çok iyi anlıyorum.
Metaforlarla dolu bir metin, psikolojik çözümlemeler gerektiren de bir metin bence. Hem ırkçılık üzerinden kurulan bir haksız dava ve etik olmayan intikam ritüeli işleniyor hem de eril bireyin intikam anlayışı çok da sert bir şekilde eleştiriliyor.
İntikam almanın yahut kin beslemenin doğru düşünemeyen insanı ne hale getirdiği de gözler önüne acımasızca serilmiş. Bu kitabı insanlar ya sever ya sevmez elbet arası yok. Lakin kitabın sert dili ve anlatımının bir şeylere hizmet ettiğini anlamayan okur bence esere haksızlık ediyor.
Eserin konusu malum. Kendini farklı hisseden ve bunu dönemin siyahileriyle özleştiren bir birey var karşımızda. Farlılığını siyahi olmasıyla tanımlıyor. Aslında farklı olması ruhundan geliyor. Ruhunun ve insana bakışının karalığını siyah insanların davasına sığınarak anlamlandırıyor. Kendisi elbet bir beyaz. Ama dedim ya ırklar, renkler bu kitapta başkaca anlamlar taşıyor.
Kardeş gibi gördüğü bir siyahinin öldürülmesi üzerine yerleştiği kasabada kendince bir intikam peşinde Lee Anderson. Zengin bir aileyi gözüne kestiriyor bu ailenin kızları onun için biçilmiş kaftan... Nedeni tam olarak verilmese de dönemin ruhuna uygun olarak bu aile bir siyahi düşmanlığı güttüğü için de bu işe uygun. Gerisi karakterimizin yaptıklarını ve aslında yapmak arzusunda olduğu şeyleri kılıflandırma çabasını okuyoruz.
Kitabı eleştireceğim yerler vardı elbet. Dili daha edebi olabilirdi, bazı yerlerin neden sonucu verilmemiş, bazı bölümler hızla atlanmış. Tasvirler ve karakter derinlikleri daha iyi olabilirdi. Ve diyaloglar kimi zaman sakil geldi.
İşte böyle genel olarak ben sevdim. Vian'in diğer eserlerini de okumak istiyorum.
PUAN: 3.7
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder