function goClicked() { $('#yunero').empty().append(' loading ...'); youTubeURL=$('#youTubeUrl').val(); loadYunero(); }

24 Nisan 2026 Cuma


 SARI YÜZ KİTAP YORUMU: 

ARKA KAPAK: 

Çoksatan listelerinden uzun süredir inmeyen, son yılların en çok ses getiren romanı SARI YÜZ şimdi Türkçede!
GOODREADS YILIN EN İYİ ROMANI
İNGİLİZ KİTAP ÖDÜLÜ YILIN KURGU KİTABI
Athena Liu edebiyat dünyasının sevgilisi, June Hayward ise kelimenin tam anlamıyla bir hiç kimseydi. June, delice kıskandığı arkadaşının bu başarısını Amerikalı-Çinli olmasına, kendi başarısızlığını da normal bir beyaz kız olmasına bağlıyordu.
TEHLİKELİ YALANLAR
Athena korkunç bir kazada ölünce June onun yayımlanmamış kitabını çalacak, Juniper Song adıyla kendi romanıymış gibi yayımlayacak ve çoksatanlar listesini kasıp kavuracaktı.
KARANLIK SIRLAR
Ancak kanıtlar ve gizemli bir Twitter hesabı June’un çalıntı başarısını tehdit ettikçe June hak ettiğini düşündüğü şöhreti elinde tutmak ve bu korkunç sırrı tüm dünyadan saklamak için ne kadar ileri gidebileceğini keşfedecekti.
ÖLÜMCÜL SONUÇLAR
Sonrasında olanlar ise tamamen diğerlerinin suçu.
F. Kuang’ın sansasyon yaratan romanı, pandemi sonrası dünyanın hâlini çarpıcı bir biçimde gözler önüne seriyor. Sarı Yüz, ilk sayfadan son sayfaya temposunu hiç düşürmeden, çeşitlilik, ırkçılık ve kültürel sömürü gibi önemli meseleleri işlerken sosyal medyanın ürkütücü yüzünü de etkileyici bir şekilde ortaya koyuyor.
“Edebiyat dünyasının yıldızı Kuang’dan şahane bir hiciv.” –Publishers Weekly
“Bu harika bir kitap. Suç, hiciv, korku, paranoya, kültürel yağmacılığın yarattığı sorunlar, sosyal medyadaki çirkin olaylar… Elden bırakması zor, unutması daha da zor.” –Stephen King
“21. yüzyılın en önemli kitaplarından biri.” –The New York Times

YORUM:  

Herkese merhaba bugün size bir popüler kültür kitabıyla geldim. Normalde çok okuduğum bir tür olamamakla birlikte konusu dikkatimi çekmişti. Yayıncılık dünyası, intihal, gölge yazar... Ee konu yazmak olunca merakıma yenildim. Açıkça en baştan söylüyorum beğenmedim. Yayınevinin yaptığı reklamlar, bazı hesapların abartılı yorumları bu kitabı gerçekten çok abartmışlar. Kitaptaki dil özellikle beni çok rahatsız etti. Markalar, yeni neslin kullandığı garip dilin bazı yansımalarını taşıyan üslup bana hiç hitap etmedi. Hikaye de öyle. İlerlemeyen bir yapıdaydı. Bir şey olacak derken hiç o bir şey olmadı.  Biri başarılı diğeri oldukça silik iki yazarın hikayesi bu. Arkadaş rolü yapıyorlar ama değiller. Biri onun yanında daha havalı hissediyor diğeri onunla takılmanın havalı olduğu kanısında. Hem de özendiği kişinin hayatına yakından bakabilmek umudunu taşıyor. İşte gün geliyor başarılı yazar bir kaza sonucu ölünce diğeri daktilo yazması taslağı çalıyor.  Gerisi biraz edebiyat sosyetesi, yazar yayınevi ilişkilerinin Amerika versiyonu. Meraklısı okusun diyelim. 

Bir başka kitapta görüşmek üzere hoşça kalın. 


PUAN: 2.7 

7 Nisan 2026 Salı


 KARDEŞİMİN HİKAYESİ KİTAP YORUMU: 

ARKA KAPAK: 

 Sakin bir balıkçı köyünde genç bir kadının cinayete kurban gitmesiyle başlar her şey. Dünyadan elini eteğini çekmiş emekli inşaat mühendisiyle genç, güzel ve meraklı gazeteci kızın tanışmasına da bu cinayet vesile olur. Kurguyla gerçeğin karıştığı, duyguların en karanlık, en kuytu bölgelerine girildiği hikâye, daha doğrusu hikâye içinde hikâye de böylece başlar. Modern bir Binbir Gece Masalı’nın kapıları aralanır. Ancak bu kez Şehrazad erkektir. Kardeşimin Hikâyesi aşkın mutlulukta ulaşılacak son nokta olduğuna inananları bir kez daha düşünmeye davet eden, aşka, aşkın karmaşıklığına ve tehlikelerine dair nefes kesen bir roman. Her sayfada yeni bir gerçekliği keşfedecek, kuşku ile kesinliğin sınırlarında dolaşacaksınız. 


YAZAR: ZÜLFÜ LİVANELİ

YAYINEVİ: DOĞAN KİTAP

SAYFA: 325 

YORUM: Herkese tekrar merhaba bugün edebiyatımızın önde gelen isimlerinden Livaneli'nin çok sevilen bir kitabıyla geldim. Elimde bir çok Livaneli eseri olmasına rağmen uzun zamandır okumayı erteliyordum. Nedeninin bilmiyorum sanırım zamanını bekliyorlardı. Sonunda o zaman gelmiş olacak ki elim Kardeşimin Hikayesi'ne gitti. Kitabın bir kaç yorumunu inceledim ve çok sevildiğini gördüm. Heyecanım kaçmadan hemen okumaya başladım. Çok akıcı oldukça merak uyandırıcı başladı kitap sonra çok geçmeden bir şeylerin farkına erken vardım sanırım. Bu fark ediş biraz merak duygumu törpüledi. Çok okumak mı bu defoyu yaratıyor, yazmak mı büyüyü kaçırıyor bilmiyorum ama bu erken uyanma duygusunu seviyorum. O yüzden olacak kitabın sonu çok çarpıcı gelmedi bana ama yine de çok güzel bir kitap okudum. Öncelikle psikolojik ağırlığı olan bir ucunda da bir cinayet ile okuru kavramaya çalışan kurguyu okuyoruz. Polisiye tarafına biraz daha ağırlık verilmesi kitabı daha katmanlı hale getirmek ve cinayetin sonunda beklemediğimiz bir şekilde psikolojik yoğunluğunu her sayfada hissettiğimiz ana kahraman bağlanması daha güzel olurdu.  Neyse uzattım. Kitabın konusuna geçelim. 

Karadeniz kıyılarına bakan bir sahil kasabasında geçiyor roman. Kalabalıklardan bunalan eski bir mühendis Ahmet Arslan burada kendisine ait bir düzen kurmaya çalışıyor. Takıntıları olan, çok okuyan bu karakter insanlardan da pek haz etmiyor. Hatta o kadar ki kendisine dokunulmasına tahammül edemiyor. Şirin kasabada beklenmedik bir cinayet işlenince genç ve güzel olan gazeteci kızımız bir röportaj için Ahmet Arslan'ı rahatsız ediyor ve hem cinayet hem de bu iki kahramanın hayatlarına odaklanan bir anlatı başlıyor. Arka kapakta dediği gibi bir tür Şehrazat temeline oturtulan bu anlatma ve dinleme durumunun tam bir temellendirmesi yapılamamış gibi hissetim. 

Daha fazla anlatıp tat kaçırmak istemem meraklısına öneridir efendim. Hoşça kalın. 



PUAN: 3.8