KARDEŞİMİN HİKAYESİ KİTAP YORUMU:
ARKA KAPAK:
Sakin bir balıkçı köyünde genç bir kadının cinayete kurban gitmesiyle başlar her şey. Dünyadan elini eteğini çekmiş emekli inşaat mühendisiyle genç, güzel ve meraklı gazeteci kızın tanışmasına da bu cinayet vesile olur. Kurguyla gerçeğin karıştığı, duyguların en karanlık, en kuytu bölgelerine girildiği hikâye, daha doğrusu hikâye içinde hikâye de böylece başlar. Modern bir Binbir Gece Masalı’nın kapıları aralanır. Ancak bu kez Şehrazad erkektir. Kardeşimin Hikâyesi aşkın mutlulukta ulaşılacak son nokta olduğuna inananları bir kez daha düşünmeye davet eden, aşka, aşkın karmaşıklığına ve tehlikelerine dair nefes kesen bir roman. Her sayfada yeni bir gerçekliği keşfedecek, kuşku ile kesinliğin sınırlarında dolaşacaksınız.
YAZAR: ZÜLFÜ LİVANELİ
YAYINEVİ: DOĞAN KİTAP
SAYFA: 325
YORUM: Herkese tekrar merhaba bugün edebiyatımızın önde gelen isimlerinden Livaneli'nin çok sevilen bir kitabıyla geldim. Elimde bir çok Livaneli eseri olmasına rağmen uzun zamandır okumayı erteliyordum. Nedeninin bilmiyorum sanırım zamanını bekliyorlardı. Sonunda o zaman gelmiş olacak ki elim Kardeşimin Hikayesi'ne gitti. Kitabın bir kaç yorumunu inceledim ve çok sevildiğini gördüm. Heyecanım kaçmadan hemen okumaya başladım. Çok akıcı oldukça merak uyandırıcı başladı kitap sonra çok geçmeden bir şeylerin farkına erken vardım sanırım. Bu fark ediş biraz merak duygumu törpüledi. Çok okumak mı bu defoyu yaratıyor, yazmak mı büyüyü kaçırıyor bilmiyorum ama bu erken uyanma duygusunu seviyorum. O yüzden olacak kitabın sonu çok çarpıcı gelmedi bana ama yine de çok güzel bir kitap okudum. Öncelikle psikolojik ağırlığı olan bir ucunda da bir cinayet ile okuru kavramaya çalışan kurguyu okuyoruz. Polisiye tarafına biraz daha ağırlık verilmesi kitabı daha katmanlı hale getirmek ve cinayetin sonunda beklemediğimiz bir şekilde psikolojik yoğunluğunu her sayfada hissettiğimiz ana kahraman bağlanması daha güzel olurdu. Neyse uzattım. Kitabın konusuna geçelim.
Karadeniz kıyılarına bakan bir sahil kasabasında geçiyor roman. Kalabalıklardan bunalan eski bir mühendis Ahmet Arslan burada kendisine ait bir düzen kurmaya çalışıyor. Takıntıları olan, çok okuyan bu karakter insanlardan da pek haz etmiyor. Hatta o kadar ki kendisine dokunulmasına tahammül edemiyor. Şirin kasabada beklenmedik bir cinayet işlenince genç ve güzel olan gazeteci kızımız bir röportaj için Ahmet Arslan'ı rahatsız ediyor ve hem cinayet hem de bu iki kahramanın hayatlarına odaklanan bir anlatı başlıyor. Arka kapakta dediği gibi bir tür Şehrazat temeline oturtulan bu anlatma ve dinleme durumunun tam bir temellendirmesi yapılamamış gibi hissetim.
Daha fazla anlatıp tat kaçırmak istemem meraklısına öneridir efendim. Hoşça kalın.
PUAN: 3.8