function goClicked() { $('#yunero').empty().append(' loading ...'); youTubeURL=$('#youTubeUrl').val(); loadYunero(); }

17 Şubat 2026 Salı


 BİR MÜLKİYET KALESİ KİTAP YORUMU: 

ARKA KAPAK: 

“Biz Türk sanatçıları üç şeye şiddetle muhtacız: Kültüre, sağlam bir dünya görüşüne, bu görüşün ışığında Türkiye’yi ve Türk insanını -Osmanlılıktan bugüne kadar- kendimizce anlamaya, tanımaya...”

Toplumu tanımak için önce kendine, memleketi anlamak için önce evine döner insan.
Kemal Tahir’in, kişisel tarihini doğduğu evin hikayesi üzerinden naklettiği bu otobiyografik roman, bize aynı zamanda imparatorluğun çatırtılarından milletin varlık mücadelesine uzanan çalkantılı yılları anlatıyor. İnsanın, kendisinden daha uzun ömürlü olan mülkiyet ile kurduğu ontolojik ilişkinin, mekanın poetik anlamlarını da gözeten taraflarıyla bir tür zaman nehrine dönüştüğü Bir Mülkiyet Kalesi, büyük romancımızı daha yakından tanımak için bir referans niteliğinde.

YAZAR: KEMAL TAHİR 

YAYINEVİ: KETEBE YAYINLARI

SAYFA: 580 

YORUM:  Herkese merhabalar uzun bir aradan sonra yine bir kitapla geldim. Kemal Tahir kitaplarını çok seviyorum. Esir Şehir üçlemesi ile külliyatına başladığım yazara Kurt Kanunu'yla devam etmiştim ve şimdi de otobiyografik eseri ve ailesinin hikayesini anlattığı Bir Mülkiyet Kalesi'ni okuyarak devam ediyorum. Bu kitap yazarın ölümünden sonra önce tefrika hakinde yayımlanmış sonra bütünlüklü bir roman olarak derlenmiş bunu kitabı okumaya başlamadan bilmek önemli.

 Bunlardan  kaynaklı olsa gerek yazarın diğer kitapları gibi tam bir bütünlük halinde değil diyebilirim. Olaylar kopuk, karakter analizi ve psikolojik gelişim biraz zayıf hissettiriyor. Yazarın ömrü vefa etseydi ve düzenleseydi elbet çok daha güzel bir kitap ortaya çıkarmış. 

Bu haliyle de oldukça iyi bir kitap fakat bir yerden sonra fazlaca "tarih dersi" gibi hissettirdiği için biraz yavaş okudum. Yer yer Nutuk'tan ve ismi geçen tarihi kişiliklerin notlarından uzun alıntılarla bitmek bilmez diyaloglar hatta monologlar mevcut. Bunlar elbette okumayı güçleştiriyor.  Kemal Tahir'in ailesi ve çocukluğu hakkında edinilen bilgiler, çocukluk anılarına yakından bakmak, kitaplarında ve ileriki yaşamında fikir dünyasını etkileyen şeylerin tohumunu görmekte de elbet çok keyifli. Tamamını sıkılmadan okudum diyeceğim bir kitap olmasa da odağınızın nerde olduğu çok önemli. Yazarı daha iyi tanımak, dönemi yakın bir şahitten dinlemek isterseniz güzel bir kaynak. 

Bir çok kaynakta aslında yazara bu kitapla başlanması öneriliyor ben önermem açıkçası. Bu kitapta yukarıda da bahsettiğim gibi bazı sorunlar var ve bu sorunlar yazara aşina olmayan kişileri korkutabilir. 

Kitabın konusu zaten malum oldu. Kemal Tahir'in babasının başkahraman olduğu kitap, 2. Abdülhamid'in sarayında başlıyor ve milli mücadelenin sonuna kadar hem harp hem siyasi tarihe bolca değinerek bize sıcak bir aile ama korkunç bir savaş gerçekliği sunuyor.  Eseri bitirdikten sonra İsmail Coşkun ve Emrah Sefa Gürkan'ın hazırladığı programı da izlemenizi öneririm. Proje yöneticisi İsmail Coşkun eserin yarım kalmışlığını, eksik ve iyi yanlarını anlattığı güzel bir program olmuş. 

Şimdiden iyi okumalar. 

11 Şubat 2026 Çarşamba

Rüya Dükkanı 2 Kitap Yorumu

 

ARKA KAPAK YAZISI : Herkese merhaba 🌙


Bugün sizlere Rüya Dükkânı serisinin ikinci kitabından bahsetmek istiyorum. İlk kitap gibi bu kitapta sakin  bir anlatıma sahipti. Olaylar temposuz ve biraz da merak uyandırmadığı için uzun bir sürede bitirdim. Fakat bu yavaşlık zihnini dinlendirmek isteyenler için birebir olabilir.


İkinci kitabı da bitirdikten sonra gerçekten rüyaların satın alınabileceğine inanmak üzereyim diyebilirim. Yazar, rüyalarla ilgili her ayrıntıyı öyle özenli ve anlamlı bir kurguya oturtmuş ki, okurken kendinizi o dünyanın içinde buluyorsunuz. Rüyaların neden var olduğu, neye hizmet ettiği ve insan hayatındaki yerleri üzerine kurulan dünya gerçekten çok etkileyiciydi.


Bu seri, rüyalara bakış açımı değiştirdi ve hayal dünyamı genişlettti. oldu. Aslında iki kitaplık büyük bir olay örgüsü yok. Daha çok atmosferi ve verdiği hissiyat ön planda.


Eğer zihninizi biraz dinlendirmek istiyorsanız bu seriye bir şans verebilirsiniz.


Şimdiden keyifli okumalar 

Yazar Mi-ye Lee, Rüya Dükkânı 2 ile okurlarını gizemli kasabanın derinliklerinde keşfe çıkarıyor ve onları, ruhu okşayan hikâyelere sahip özel insanlarla tanıştırıyor.

YAZAR : Mi-Ye-Lee

 ÇEVİRMEN : Tayfun Kartav

YAYINEVİ : Peta Kitap

SAYFA SAYISI : 269
YORUM
:  Herkese merhaba 🌙


Bugün sizlere Rüya Dükkânı serisinin ikinci kitabından bahsetmek istiyorum. İlk kitap gibi bu kitapta sakin  bir anlatıma sahipti. Olaylar temposuz ve biraz da merak uyandırmadığı için uzun bir sürede bitirdim. Fakat bu yavaşlık zihnini dinlendirmek isteyenler için birebir olabilir.


İkinci kitabı da bitirdikten sonra gerçekten rüyaların satın alınabileceğine inanmak üzereyim diyebilirim. Yazar, rüyalarla ilgili her ayrıntıyı öyle özenli ve anlamlı bir kurguya oturtmuş ki, okurken kendinizi o dünyanın içinde buluyorsunuz. Rüyaların neden var olduğu, neye hizmet ettiği ve insan hayatındaki yerleri üzerine kurulan dünya gerçekten çok etkileyiciydi.


Bu seri, rüyalara bakış açımı değiştirdi ve hayal dünyamı genişlettti. oldu. Aslında iki kitaplık büyük bir olay örgüsü yok. Daha çok atmosferi ve verdiği hissiyat ön planda.


Eğer zihninizi biraz dinlendirmek istiyorsanız bu seriye bir şans verebilirsiniz.


Şimdiden keyifli okumalar